Diyarbakır Barosu’ndan Seçim Güvenliği Uyarısı

Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu, seçim sürecinin eşit şartlarda ve adil geçmesi çağrısı yapmak amacıyla bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Baro Başkanı Ahmet Özmen, eşit koşullarda propaganda yapabilmesi için HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması çağrısı yaptı.

Özmen, hükümete Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın Türkiye’deki seçimlerle ilgili açıklamalarını dikkate almaları çağrısı yaparak, “Başta tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın serbest propaganda hakkının engellenmesi olmak üzere eşit koşullarda propaganda hakkının tesisi için siyasi tarafların bu haksızlığın giderilmesi için sorumluluk almaları gerektiği aşikardır. Bu sorumluluğun siyasi yönü kadar, vicdani, ahlaki ve hukuki bir gereklilik olduğu da tartışmasızdır. Siyasi rakiplerin eşit koşullar altında yarışmadığı bir seçim atmosferinde seçimin kazananlarının, adalet dengesinin ahlaki ve vicdani yönünü duyarlı kamuoyunun gözünden kaçırması mümkün olmadığı gibi, Türkiye’nin üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nin belirlemiş olduğu seçim kriterlerine aykırılık taşımaktadır.”

Özmen, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) Türkiye’de daha önce yapılan bazı seçimleri dikkate alarak dile getirdiği tavsiye kararını da hatırlattı. Özmenin’i hatırlattığı bu kararda, “Cumhurbaşkanı seçiminde tüm aday gösteren siyasi partilerin ve bağımsız adayların her seviyedeki seçim kurulunda temsil edilmesini ve/veya üye tayin etmesini garanti altına alacak şekilde yasal çerçeve değişiklikleri yapılması” tavsiye ediliyordu.

Özmen de, “Eşit koşulların hükümet tarafından oluşturulması gerekmektedir” şeklindeki AGİT çağrı ve tavsiyesine hükümeti uymaya davet etti ve “Bu bağlamda tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın eşit koşullarda seçime katılımını sağlamak için tutukluluğunun gözden geçirilerek serbest bırakılması çağrımızı yineliyoruz” dedi.

OHAL altında sağlıklı bir seçim yapılamayacağını savunan Özmen, “Demokratik hayatın vazgeçilmez unsuru olan seçimler temel olarak özgür, güvenli ve baskıların olmadığı bir ortamda vücut bulmaktadır. OHAL koşulları altında bu ortamın sağlıklı olmadığı gün gibi ortada olup, medyanın tek bir siyasi anlayışı, ittifakı ve propagandayı seçmenlere ulaştırma gayreti de yine demokrasinin bu ayağını sakatlamaktadır. Karşıt görüşlerin seçmenlere ulaştırılmasının en temel yolu olan medyanın, seçmenlere seçim hürriyeti tanıdığı gerçeğinden hareketle, salt bir ittifak veya adayın propagandasına yarayacak haber, ifade ve kanaat aktarma araçlarının seçmen iradesini sakata uğratarak haksız bir seçim rekabeti doğurduğunu kaygıyla gözlemlemekteyiz” dedi.

Özmen, “Bu nedenle medya organlarının da kısıtlanmasına neden olacak her türlü baskı girişiminin sonlandırılması veya aday, ittifakların ve siyasi partilerin tamamına eşit derecede imkan tanınması için ilgili kurum ve kişilerin sorumluluklarının gereğini yerine getirmelerini beklemekteyiz. Bu bağlamda Yüksek Seçim Kurulu ve Radyo ve televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) şeffaf ve bağımsız olma yükümlülüğünü hatırlatırız” diye konuştu.

Yüksek Seçim Kurulu’na temel seçim güvenlik normlarına uyulmasını çağrısı yapan Özmen, seçim günü baro üyelerinin, adil ve dürüst bir seçimin yapılmasına katkıda bulunmak amacıyla, gözlem ve tespit yapacaklarını da sözlerine ekledi.

PARTNERBu dondurmadan bir ısırık ölüme neden olabilirBu dondurmadan bir ısırık ölüme neden olabilir
Son dakika! Reuters duyurdu: Suriye Hama havalimanında patlamaSon dakika! Reuters duyurdu: Suriye Hama havalimanında patlama
Eski Rus çifte ajan Skripal taburcu edildiEski Rus çifte ajan Skripal taburcu edildi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir